
2 rahip, şiddetli yağmurun altında yürürken, yolun karşısında sırılsıklam olmuş - mahsur kalmış, genç ve güzel bir kadın görürler. Yaşlı rahip, kadının yanına gider, kucaklar, yolun karşısına geçirir, bırakır. Manastıra döndüklerinde genç rahip, yaşlı olanın yanına gelir. Der ki : "Ustam, rahiplerin kadınlara dokunmaları yasaktır. Oysa siz o genç kadını kollarınıza aldınız". Yaşlı rahip "Haklısın" der. "Ama ben o kadını yolun karşısında bıraktım. Sen se hala kucağında taşıyorsun.
...
Bilge bir adam, Zen kültürü hakkında bilgi alabilmek için usta'nın yanına gelir. Usta, yerinden kalkar, bir fincan'a çay doldurmaya başlar. Fincan ağzına kadar dolmuştur ama doldurmaya devam eder. Misafir daha fazla sabredemez ve "fincan ağzına kadar doldu. Daha fazlasını alamaz" der. Usta misafirine döner "haklısın" der. "...ama senin fincanın da ağzına kadar dolu. Birazını boşaltmadan, daha fazlasını alamazsın."