Bir tweet yazdım bu sabah.

"...where i am is where continents meet - a flirty, springish sun is graciously dancing around the amazing city of Istanbul..."

Sıradan bir tweet'ti benim için. Gökyüzünde bir tek bulut dahi görmediğim bir an'da aklıma gelendi. Tembel bir saatte köprüyü geçerken gözlerime takılandı. Milton Keynes'de oturan bir adam, bir kaç tweet boyunca bu muhteşem şehri seyretti kelimelerimin arasından.

Bu nefs sarhoşluğu alınır alınmaz üzerimden, bir not düşmek istedim buraya.

Bu ne güzel bir ülkedir. Ne şahane bir coğrafyadır. Ne olağanüstü kıvrımlara sahip bir kara parçasıdır...

Bu ne büyük bir lükstür, ne ihtişamlı bir ayrıcalık, ne kadar cömertçe bahşedilmiş bir hediye...

İstanbul'da yaşayıp da sahip olduğunuz herşeyi kanıksadıysanız, "bu zaten hakkımdı" dediyseniz, artık dönüp yüzüne bile bakmazsınız belki de bu dilberin. Ama izin verin hatırlatayım; bu dünyada görebileceğiniz en heyecan verici güzellik o'nun kıyılarından yansır.

Istanbul... Benim, her töre cinayetimde, her kaygısızca açılmış belediye çukurumda, her yanlış park ettiğim otomobilin yanında ve yaptığım her haksızlıkta biraz daha kirlenen ama sabah olduğunda yeniden tazelenen, uykusunu almış gözleriyle ışıl ışıl beni seyreden özgür sevgilim.

Seni seyretmek nefes kesici.

 

 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<May 2012>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar