"Müzisyenler asla emekli olmazlar. İçlerinde müzik kalmadığı zaman susarlar, hepsi bu."

Louis kadar kocaman bir adamsanız, işte böyle kocaman bir söz söyleyebilirsiniz. Üstelik ölümünden sadece bir kaç ay önce, Waldorf Astoria'da kocaman bir konser vermişse, yerden göğe de hakkıdır. Dudak bükmek olmaz.

...

Şu zencilere has bembeyaz dişleriyle gülümsemiş, gümüş prıltılı metal ağızlığı yavaşça dudaklarına götürmüş, bir süre sessizliği dinlemiş, sonra yanaklarını balon gibi şişirmiş, "Pennies from Heaven"a basmaya başlamıştı. Dubai'deydik. Bir otelin lobisinde. Yo. Hayır. Louis değildi. sanki ruh ikiziydi.

"Jazz, felsefeden daha derindir" dedi. "...Çünkü Jazz'ın lisanı yoktur. Sadece sesi. Tam zamanında basılması gereken bir notası, tam miktarınca üflenmesi gereken bir nefesi. Hatta öyle bir sessizliği vardır ki, iki nota arasında haykırır. Tam zamanında susulası bir sessizliği..."

"Gerçeğe en yakın derinlik - Jazz'dır" dedi.

...

Louis'nin sözünü hep çok eğlenceli bulmuştum. "İçimizde müzik kalmadığı zaman susmak." Ama kısmet bugüneymiş - yeni bir şey öğrendim; susmak müziğin bittiği yer değil ki. Müziğin bir parçası.

 

 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<May 2012>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar