Televizyonda bir adam var. Şarkı söylemeye çalışıyor. Olmuyor,
yerlere yatıp, ölü taklidi yapıyor. Hiç olmuyor. Yeniden şarkı
söylüyor. malesef gene olmuyor...
Dakikalardır ekranda.
Yeteneksizsiniz yarışmasında prime time'da. Banttan yayınlanan bir
program bu ve ruh sağlığından şüphe ettiğim bu adam müthiş bir air
time alıyor. Herkesin gülmesi, alay etmesi ve muhtemelen viral alanda
yayılıp daha çok insan tarafından rencide edilebilmesi için, Acun,
gösterdikçe gösteriyor.
Aklıma Okan Bayülgen geliyor. Geçen
hafta hararetle savunduklarımı, bu adamı gördükten sonra yazmaya karar
veriyorum. Bu ülkenin ekran yüzleri, para kazanmak için mutlaka
başkalarının acizliklerinin sırtına mı binmeli ? Alay etmek, hor
görmek, montaj makinesinin başına geçip keyfe göre yargılamak mı
zorunda ?
Meşhur olmak için ne pahasına olursa olsun ekrana
çıkan adamlar tabi ki özgür iradeleriyle orada. Okan'ın kesip biçtiği
videoların kahramanları da az kaşınmadılar, kabul ediyorum. Ama
"sorumluluk" diye bir şey gelmez mi kimsenin aklına ?
Medyanın
artık hiç parası yok. Ucuza kaçmak bir zaruriyet oldu. 283 dakika süren
dizilerimz var ve başkalarını rezil ederek sırtlarından para kazanan
cingözlerimiz var. Anlıyorum...
Bütün bunları anlıyorum. Peki
ama, bütün bunlara alet olmak istemiyorsam, ben kendi ülkemde, bir
cumartesi gecesi RAI seyrederken, hangi müşterimin reklamını hangi
kanalda göstereyim ?