
TED.COM - bilmiyorsanız bilmelisiniz. Biliyorsanız, Elif Shafak yazıp bulmalısınız - seyretmelisiniz.
Bir insan bunu nasıl yapar? 20 dakikanın içine babaannesinin dualarını, ters asılmış aynaların sırrını, Arizona'yı ve Topkapı Sarayı'nı nasıl da bir sihirbaz gibi blend eder? "Aşk" zaten güzeldi, dinledikten sonra hayranlık verici oldu.
Elif Şafak, kırmızı bir dairenin etrafında dönerek konuştu, hayatımızdan çıkartmak istediğimiz ne varsa etrafına bir daire çizmemiz gerek dedi. Bunu da babaannesinden öğrenmiş. Yaşlı ve güzel kadın, komşuların tüm dertlerini işte böyle çözermiş.
Şems Tebrizi'ye dokunmadan da edemedi. İyki de edemedi. Sabırsızlanıyordum, bir kez daha söyledi. (Hani ilk tanıştıklarında tüm kitaplarını alıp suyun içine fırlatmıştı ya, o bilge sözcükler mürekkep olup suyun içinde erimişti ya - hani böyle yapmasaydı hep eskilerin hikayesi olacaktı ya - işte onu söyledi)
...ama bu blog sayfasını açıp, şu dağınık cümleleri biraraya getirmeme sebep olan şeyi, en sonunda söyledi. Dedi ki : Biz okullarda bile öğrencilere "yaz bakalım bildiklerini" diyoruz. Oysa "yazmalılar, sadece hissettiklerini..."
Bir Tarantino filmi gibiydi konuşması. En son cümlesini, ortalarda bir yerde söyledi : "Hikayemin kahramanının bir kaç sayfa sonra ne yapacağını bilmiyor oluşumu seviyorum" dedi.