LİDERLİK ZOR İŞ :)

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
14
May
Kılıçdaroğlu sohbetinden...

"Sayın Genel Başkan'la uzun ve güzel bir görüşme yaptık. Sadece son olayları değil, gündemi de değerlendirdik. Kurultay süreci ile ilgili olarak değişim ve uzlaşmadan yana olduğunu, ilk gün söylediği sözlerin yine arkasında olduğunu, parti içinde bir ayrışmanın doğru olmadığını söyledi. Uzlaşmanın altını çizdi. Parti içinde bir çatışmanın doğru olmadığını söyledi.


TEKİN'DEN, BAYKAL'IN GERİ DÖNÜŞ SİNYALLERİ
Deniz Baykal'ın CHP Genel Başkanlığı'ndan istifasının ardından "O artık bize ağabeylik, babalık" yapacak diyen, aklında bir lider adayı olduğunu söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin bugün tam tersi bir açıklama yaptı.
Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden sonra Baykal'la görüşen Tekin mikrofonların karşısına geçti ve "Baykal'ın aklında bir isim yok. Üzerinde uzlaşılan ismi destekleyecek" dedi.

Ancak bundan sonraki sözleri Baykal'ın geri dönüş sinyalleri gibiydi. Tekin "İl örgütü olarak talebimiz Sayın Genel Başkanımızın yeniden aday olması yönünde" diye konuştu.

Uzlaşmayı parti kadroları sağlarsa kendisinin de destek olacağını söyledi. Baykal yönetimin üzerinde anlaştığı isme destek verecek."

Kılıçdaroğlu 'siz aday olacak mısınız?' sorusuna da 'İlk noktadayım, adayım diye bir şey yok. Partinin yönetim kadrolarında bir uzlaşmanın olmasını istiyor Sayın Baykal' diye cevap verdi.

quote

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
6
May

YOU WANT, YOU CAN...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
27
Apr

Geçenlerde çok eski bir kitap geçti elime. Sürüklenip dururken bir sayfasında takılıverdim. Vaktim yoktu ama bırakıp gidemedim de. Böyle zamanlarda her akıllı i.phone kullanıcısının yaptığını yaptım ve "genius" deklanşörüne basıverdim.

 

Bir çoğumuz hayatımızın en az bir an'ında kendimizi Allah'a yakın hissetmişizdir. Yaşlı bir akrabanın vefatında, bir kitabın satır arasında, en azından etkileyici bir filmin en can alıcı repliklerinden birinde kutsal bir alıntıyla karşılaşmışızdır. Farkına varmasak bile bu mutlaka olmuştur. Düşündüm : Bunlar hep Kuran'dan, İncil'den ve Tevrat'tan alıntıydılar. Zebur ile hiç karşılaşmamıştım. İşte bu kitap, Zebur'dan bir alıntıyı anlatıyordu. Birkaç satır paylaşmama izin verir misiniz :

 

"...Ya Davud. Beni bilen ister. Isteyen de arar. Arayan da bulur. Bulduktan sonra başkasından hoşlanmaz. Benimle olur... / Ey Davud. Bana ancak arzu edenler yakın olurlar. İzzetime celalime yemin ederim ki bu böyledir..."

 

Kutsal kitaplar üzerine kişisel yorum yapılmaz. Ama çocukluğumda beni en çok etkileyen reklam sloganlarından birini şimdi daha iyi anlıyorum : You want, You can !

 

 

DUBAI (BUT IT'S ALL ABOUT CREATIVITY)

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
24
Apr
Bir reklam filmi sunumu için Dubai’deydim. Eskiden çok sık giderdim. Kriz’in Dubai’yi vurduğu söylentilerinden sonra ilk kez gördüm bu plastik cenneti. Otel fiyatlarından, yok olan taxi kuyruklarından, akşam trafiğinin hiç durmadan akışından belli, Dubai eski Dubai değil. Krizden önce büyük beklentilerle inşa edilen rüya gibi bir otelde kaldım. Şimdilerde kapılarını gündelik turistlere ve şehrin yerli zenginlerine açmış, günü kurtarmaya çalışıyor. Bir iş gezisi için mükemmel bir deneyim olduğunu itiraf etmeliyim ama orada yaşayan onlarca dostum var, onlar için endişeliyim. Publicis günlerimde bana çok emeği geçmiş ve yıllardır BAE ofislerini yöneten Maher Abuzeid ile şehrin en büyük kulesinde bir akşam yemeği yedik. Reklam sektörünün ne kadar daraldığını ve bir çok orta ölçekli ajansın gayrimenkul sektörü sayesinde yaşamını idame ederken, yarım kalan binalar ve ödenmeyen taksitler sebebiyle, bu sektöre bağımlı bir çok ajansı karanlığa sürüklediğini anlattı. Dubai petrol ya da turizm üzerinde değil, “inşaat” üzerinde büyüyen bir merkezdi. Dolayısıyla bir çok sektörde olduğu gibi reklamda da taşıyıcı rolü vardı. Yeteneği sınırlı ya da kariyeri duraklama dönemine terfi etmiş uluslararası reklamcılar için Singapur’dan sonra bu kapı da kapandı. Ama asıl hasar, kreatif lig’de yaşanıyor. Birkaç iyi adam vardı. Biri “yeter artık” demiş. Biri Britanya’ya geri gitmiş. Biri ülke ülke dolaşıyor. Ofise girdiğimde eskilerden çok azı kalmıştı. Daha genç insanlar, daha bilindik işler, daha klişe sloganlar. Üzücü. Çünkü “yetenek” kendini geri çektiğinde reklamcılık diye bir şey kalmıyor. Müşteriyi ne pahasına olursa olsun memnun etmeye çalışan diplomatlar ve maliyet kontrolü uzmanlar, kaçınılmaz sona doğru hızla ilerliyor. Oysa herkes biliyor. It’s all about creativity !

NEYSEKİ DOSTLARLAYDIM...

Etiketler : Stefano D’anna Lucca Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 1 Yorum
14
Apr

Haftasonu, “Tanrılar Okulu” adlı kitabın yazarı ve European School of Economics adlı üniversitenin rektörü sevgili dostumuz Profesör Stefano D'anna'nın Lucca'daki evindeydik. Evi uzaktan gördüğümüzde aklımızdan geçen ilk şey “Böyle bir yerde ben de kitap yazarım” oldu. Bu tabi ki doğru değil. Hele böylesine bir kitabı yazmak için büyük bir evden daha fazlasına ihtiyaç var ama ne kadar yeşil, sessiz, insanın kendiyle başbaşa kaldığı bir mekan olduğunu anlatabilmem için iyi bir şaka.

Cumartesi sabahı 6'da başlayip pazartesi sabaha karşı biten bu bir gün bize çok şey hatırlattı. Aile hakkında, dostluk hakkında, doğanın ve teknolojiden uzak kalmanın hafifliği hakkında çok şey anlattı. 
Yalandan, sahtecilikten ve önyargılardan uzak kalabilmeyi başardığımız her an, zamanın durduğu sonsuz bir an. Hiç tanımadığın insanların seni evine kabul edip sanki yıllardır yakın bir aile dostuymuşsun gibi davrandıkları için bir büyük masanın etrafında sanki her hafta gelir aynı koltuğa otururmuş gibi hissediyorsun.

Italyan aileleri bize benzer derler ama bu bile bir yalan. Hangi pasaportu taşırsan taşı, içindeki iyiyi taşıyabildiğin sürece dünyanın heryerinde herkes sana benziyor. Ama böyle bir haftasonu, en iyilerimiz için bile bir test. İçimizdeki iyiyi yanımızda taşımak öyle göründüğü kadar kolay bir şey değil. Becerebildiğin her an kendi kendine verdiğin paha biçilmez bir hediye. Olduğumuzdan daha iyi görünmeye çalışmaktan vazgeçer geçmez, ne kadar iyi olduğumuzu fark edebiliyoruz. İnanın bana bu böyle. Nerden mi biliyorum : Ordaydım ve olduğumdan daha iyi görünmeye çalıştım. Neyseki dostlarlaydım.

Tomorrow isn't promised to anyone !

Etiketler : haiti şükür Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
8
Apr

Haiti’de yaşanan büyük yıkımın ardından 3 ay geçti. Ancak yeniden yapılandırmanın tamamlanması için yıllar gerekiyor. Barınak, gıda ve temiz su için acil yardım ihtiyacı devam ederken, henüz yeniden yapılandırma çalışmaları başlatılamadı. Yapılan hesaplara göre, depremin izlerinin silinebilmesi, okulların, evlerin, hastanelerin ve devlet binalarının yeniden yapılandırılabilmesi için on yıla ve 11,5 milyar dolara ihtiyaç var.

Her gece yatağa girerken, bıraktığımız herşeyi yeniden bulacağımızdan emin bir şekilde yaşıyoruz ama işte bazen öyle olmuyor. Yarın hiç kimseye söz verilmemiştir derler. Haiti dün'e geri dönebilmek için 10 yıla ve 11.5 milyar dolara ihtiyac duyuyor. Belki itiraf etmenin zamanı gelmiştir : Biz modern dünyanın tasasız insanları, pek az şükrediyoruz.

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar