hiç Karma değil.

Etiketler : Karma sabah rüzgarı değerbilirlik Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
21
Feb

Sabah rüzgarı... "Es" deyince esecek. "Yaz" deyince yazacak insan.

Her nefes bir mucize ama "Ol" deyince azımsıyor insan. Sanki çok kolay. Sanki hakkımız zaten... 

Yok'ken ne kadar imkansız görünüyorsa istediklerin. Ne kadar önemliyse gözünde; bir iş, bir ev, bir aşk... Var' olunca, sıradan. 

Oysa hiç te değil. Hiç sıradan değil. Hiç Karma değil. Sıradışı, olağanüstü, lutf edilmeye muhtac. 

Yok'ken istediğin şeyi Var'ken de istemiyorsan eğer... Hiç değerbilir değil. 

HİKAYE YAZMAK...

Etiketler : yağmura dokunmak Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
12
Feb

 

Akşam olur. Dışarı çıkarız. Bir cafe'nin önüne park ederiz. Gözümüz takılır. Bir masada yalnız ve düşünceli bir adam görürüz. Bir kaç dakika sonra güleryüzlü, uzun boylu, sarışın bir kadın gelir. Neşeli ve cilvelidir. Adamın yanına oturur, yanağına bir öpücük kondurur.

Sonra bizim siparişlerimiz gelir. Kendi dünyamıza dalarız. Garsonla şakalaşır, kahvemize biraz daha süt ister, tavandaki motiflerin resmini çekeriz.

Sonra o masaya gene takılır gözümüz. Sarışın kadın birden ayağa kalkar. Gözlerinde bir kaç damla yaş - hızlı adımlarla ayrılır. Adamın yüzü cama dönük, kendisini seyretmektedir. Kimbilir neler seyretmektedir. Merak ederiz. Hikayeyi yazmaya başlarız.

Oysa yazmamalıyız. Oysa... hikaye yazmadan duramayız.

Bırakın kendi hayatımızı, başkalarının hayatlarını bile en iyi biz bilir, en iyi biz yorumlarız. Oysa yorumlamamalıyız. Oysa... yorum yapmadan duramayız.

Yağmur yağıyorsa dışarıda, her damlasını seyretmeliyiz. Sesini duymalı, ıslaklığına dokunmalı, gözlerimizi kapatıp teslim olmalıyız. Oysa biz... bir şemsiye telaşına düşenlerdeniz.

Oysa... düşmemeliyiz. 

Kısa bir tweet'ti aslında. Eve geldim. Biraz daha yazmak istedim. Unutmamak istedim. 

Neşeli bir gündü bizimkisi. Erken başlayan bir toplantının uzayan dakikalarıydı. O işini bitirmiş, yolun kenarında küçük bir cafe bulmuş, bizi bekliyordu. Bizim takımdandı. O bir (RED) di. Yani dünyanın öbür ucuna gitse, ismini değiştirse, bir daha bizi hiç görmese, sevindi mi sevinir, üzüldü mü üzülürdük biz.

O, ordayken, biz burdaydık. Çok önemli olduklarına yemin ettiğimiz bir kaç anlamsız detayda kaybolmakla meşguldük. Bir tarih, bir mekan, bir misafir oyuncu... Bir madde, bir kaç dolar ve anlamsız bir çekip çekiştirme... Hiç önemsiz şeyler, çok önemli rolü yaparken, bildiğimiz herşeyi unutmuş, sürüklenmiş gidiyorduk.

Bizi aradı. Gitmeliydi. Çünkü babası bir kalp krizi geçirmişti. 

Göz açıp kapayıncaya kadar bütün dünya değişti. Bir kaç dakika içinde, var olan yok oldu. Herşey ters yüz oldu. Neşemiz hüzün oldu. Önemli olan, önemsiz...

Ve şimdi evimdeyim. Bilgisayarımın başında. Yarın sabah beni bekleyen 3 önemli toplantı var demiştim soranlara. Ne kadar önemli olduklarını, bi daha düşünmek istiyorum şimdi. 

 

REKLAMCILIK BÖYLEDİR.

Etiketler : REKLAMCILIK OKULU Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
26
Jan

Reklamcılık böyledir. Bazen nefes alacak fırsatın olmaz. Bazen bütün gün bir köşede kahve içer, duvarlara bakarsın. Okul yıllarım da böyleydi. Bazen saatlerce çalışır, bazen yan gelip yatardım. 

Son iki haftadır, müşterilerim için faydalı bir detaymışım gibi hissediyorum. Ve okul yıllarımdan hatırladığım bir taktikle çalışıyorum. "Müşterinin problemini, yanından ayrılmadan çözmüş ol." Okulda da böyleydim. "Hocanın anlattığını, ders bitmeden anlamış ol."

Çünkü anlamak, fark etmektir. Nasıl bir stratejiye ihtiyac var, hangi renklere, hangi kelimelere... oracıkta hissetmektir. Herşeyden önce, bütün soruların cevaplarıyla birlikte geldiğine inanmaktır. Bana hem para ödeyip hem de eğiten müşterilerime müteşekkirim. 

The first kiss...

Etiketler : first kiss thinking is destiny Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
11
Jan

İlk kez yaptığınız bir şeyi hatırlayın. İlk kez araba kullandığınız günü. İlk iş gününü. İlk öpücüğü...

... ve merak edin. Aklınıza geleni zamanın içindeyken mi yaptınız, dışındayken mi ? O unutulmaz "ilk defa" o an mıydı yoksa zaman denilen kavramın var olmadığı sonsuz bir düşünce gezegeninde mi ?

...ve şimdi itiraf edin. Siz "ilk kez" yaptığınız şeyi, yaptığınızı zannettiğiniz an'da yapmadınız. Bambaşka bir dünyada yaptınız. Asla hatırlamadığınız bir an'da...

Karşınıza çıktığında kalbinizin yerinden çıkacak kadar hızlı atmasını istediğiniz o eşsiz ruhu, kimbilir, ilk defa, ne zaman öptünüz ? Asla hatırlayamayacaksınız. Çünkü o ilk defa, bu dünyada olmadı. Zamansız bir an'da oldu. Siz hafızanıza kaydedebilesiniz diye zamana yayıldı ve şimdi, siz, uydurma bir tarihin yalancı şahidisiniz.

Düşlemek, zamanın olmadığı bir dünyada düşünmektir. düşünmek se... "yapmak" için atılmış bir adım. Fark edin. Düşündüklerinize yön verin. 

Claudia.

Etiketler : claudia Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
4
Jan

Arkamdan koşturan adam bir polis'ti. Durdum. Arkamı döndüm. Bir cüzdan uzattı. "Bu sizin mi ?" dedi. Cüzdan benimdi. Bu sabahki yolculuğum işte böyle başladı.

Bir araba kiraladım. Zarif ve anlayışlıydı. Üstelik, tam istediğim gibi hareket ediyordu. Gerçek bir Fransız'dı. Adını "Claudia" koydum.

"Gitme" - "Sakın" - "Boşuna olur" - "Görüştürmezler" dedikleri adamı görmeye gittim. Gördüm. Şimdi dönüyorum.

Bu yolculuktan aldığım dersle beraber... dönüyorum. 

Kararlı olmalı insan. Kalbinden başka hiç bir şeyi dinlememeli. Doğruluk ve dürüstlük üzere bakabilirse eğer, bazen yasaları bile çiğnemeli. 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar