Hoşçakal Özlem.

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
27
Apr

44 yaşında bir arkadaşım vardı. Artık yanımda değil. Tabutunun başına yığılıp kalan kocasını hatırlıyorum. Bir kaç dost, tabutu kaldırıp götürmek için hazır ama o, henüz Özlem'i bırakmaya hazır değil. Herkesden daha iyi bilmeliyim, takdir geldi mi, bir saniye bile ertelenmez ama ben... ne yalan söyleyeyim, şu bir kaç gündür etrafımdaki herkese karşı tepkiliyim birazcık...

Sorun onlar değil. Hayat değil. Adaletsizlik değil. Sorun ben'im. Anılarım, dualarım, o Cuma günü Teşvikiye'de hissettiklerim. Biliyorum düzelmeliyim ama kolay değil, biraz zaman verin. Öyle, hemen değil...

...

Biraz kitap karıştırdım bir haftadır ben. Özlem'in yolculuğunu biri bana anlatsın istedim, eskilerin masalları avutsun, ikna etsin istedim. Anlamak istedim. Doğrusu, bulamadım hiç bir şey. Huysuz, suratsız, başkaldırmaya hevesli, rezil bir haldeydim ki, Canan bir yol hikayesi anlattı biraz evvel.

Mekke'yi çok seven, oradan ayrılmak içinden hiç gelmeyen Muhammed Peygamberi'min yolculuğu... Hiç bir kitapta yazmayan o cevabı bulabilmek için kalbinin derinliklerine hediye edilen sebebi anlattı. Mekke, O'nun en çok sevdiği şehirdi ama... Allah'ın en çok sevdiği şehir Medine'ydi. Sevdiği şehirde kalmak yerine, sevdiğinin şehrine gitmeliydi.

...ve anladım şimdi. Hoşçakal Özlem. Artık seni bırakabilirim. 

 

"Marka iletişimi ve satın alma psikolojisi". İşte buydu. Beni çağırdıkları panelin konusu buydu. Yeditepe Üniversitesi'nin, artık kendimi evimde hissettiğim büyük salonunda, benimle birlikte - Kaan Ayçe, Canan Pehlivanoğlu, Uğur Alparslan da vardı. 

Onlar konuşurken, "mutlaka yazmalıyım" dediğim şey de, işte buydu :

Kaan dedi ki, "Hayat hızla akıp gidiyor. Teknolojiyi, yeni medyayı, olan biteni "siz" takip edeceksiniz. Bu sektörde olmak istiyorsanız, yenilikler trenine bineceksiniz"

Canan dedi ki, "Merak edeceksiniz. Herkesin boşverdiğini siz sorup soruşturacaksınız. Kim ne giyer, neden giyer, kime güzel görüneyim der öğreneceksiniz"

Uğur ise öyle güzel bir köy hikayesi anlattı ki, öğrenilen, öğretilen herşeyin, zaten hayatın içinde olduğunu, koca bir kahkaha ile hatırlattı bana. Onları seviyorum. Güzel ve akışkan insanlar. Öyle yapmacıklar, süslü ve zor anlaşılır pazarlama saçmalıkları filan yok. Gördüğünü alıyorsun. Ve alışverişten de çok memnunsun. 

Bütün paneller böyle miydi bilmiyorum. Bütün panelleri Yelda Karataş mı yönetti, bilmiyorum. Çünkü ben düşündüm. Birbirini tanımayan 4 sektör insanı bir masaya oturup, birbirini bu kadar kolay nasıl tamamlar diye... Sonra da gülümsedim. Yelda yaptı bunu. Tabi ki o yaptı. O'nun herkesi sarmalayan görünmez enerjisi yaptı. 

Çok teşekkür ederim. Orada olmak için biraz nazlanmıştım. Ebru : Özür dilerim.

O şapkasıyla oturan "cool, calm and collected" genç adama, kürsüye çıkardığım yakışıklı çocuğa, tam önümde yanlamasına oturan güzel kıza, konuşmama "starter pack" oldukları için de minnettarım. Yeditepe (işte yeniden itiraf ediyorum) benim en sevdiğim kampüs... Evet, sen'sin. 

Gene geleceğim.

 

İKİ OKUL VAR. SEN SEÇ !

Etiketler : moda okul seçim Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
13
Apr

iki okul var.

birinde, sana şöyle diyecekler : üzerine ne giydiğinin önemi yok. bir kaç kilo fazlan mı var ? önemi yok. Moda, kumaşlar, tenine, yüzüne, cildine yakışan renkler... saçmalama. hiç önemi yok. Önemli olan hayatı nasıl yaşadığın. Kalbinin ne kadar büyük olduğu. Doğrular ve yanlışlar dünyasında ne kadar iyi bir oyuncu olduğun.

diğerinde... başka bir şey diyecekler : üzerine ne giydiğine çok dikkat et. bir kaç kilo fazlan mı var ? Koş. Hadi ne duruyosun ? hemen başla, şimdi koş ! Moda, kumaşlar, renkler... Bütün bunlar iç dünyanın dışarıya nasıl yansıdığı. Kalbinin ışıltıları. Doğrular ve yanlışlar dünyasının baş rol oyuncuları. 

iki okul var. Sen seç. 

Hazırlık...

Etiketler : hiç hazırlıksız Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
11
Apr
Bir şeyi hiç hazırlanmadan yapabilmek için, çok iyi hazırlanmak gerekir....

Benim Stilim

Etiketler : doğruluk ağacı lodos rüzgarı Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
8
Apr

İş hayatının sırrı değil. Bu sadece benim stilim. Kimse ödünç almaya kalkmasın. Bu sadece benim stilim...

Bir rüzgar esti mi güneyden, anlamalısın bir şeylerin ters gittiğini. israr etmek yersiz. istediğin kadar uğraş, düzelmez. Güneyden esen rüzgar, ferahlık vermez.

İnat edersen eğer, yorulursun, bunalırsın, günlerce gecelerce susuz kalırsın, değişmez.

Oysa doğruluk ağacının yanında, hiç bir şey için bu kadar yorulmak gerekmez.

Senin olan sana verilecektir. Ama kimse inanmak zorunda hissetmesin. Bu sadece benim stilim.

Türkiye'nin spor gündemine yön verecek düzeyde bir basın mecramız olmadığı için, sportif alanda yaptığımız bir çok büyük iş, yönlendirilmiş haber sayfaları arasında eriyip gidiyor. Ama durum İngiltere'de, İtalya'da, İrlanda'da öyle değil. İşi sadece spor olan güvenilir mecralar var ve onlar kimseye yaranmak ya da kimseye sataşmak zorunda değil. Onlar spor'a bakıyor ve ülkeleri için iyi olanı olduğu gibi yazıyorlar.

Bundan bir hafta kadar önce 2013'te Istanbul'da gerçekleşecek olan FIFA U20 dünya kupası kura çekimi vardı. O gece, dostlarımla şakalaşırken "ağabey'im" diye tanıştırdığım Jim Boyce da vardı. Neden derseniz kelimelerim yok. Ama ben bu Irlandalı'yı çok severim. Samimidir. İçtendir. Olduğu gibi söyler. Alınganlık yapmazsan, söylediklerinden ders de çıkarırsın. O Türkiye'yi ve pek sevgili dostu Şenes Erzik'i çok sever. Sadece burada değil, gittiği yer yerde bizi över. 

İlişkilerin, paylaşılan hayatların, içtenliklerin ne kadar önemli olduğuna dair bir sohbetimiz oldu. U20, o'na göre basit bir turnuva değildi. Bu, büyük bir fırsattı.

Ne yalan söyleyeyim, katılıyorum o'na. Büyük bir fırsat var elimizde. Yüzümüzün akıyla da çıkacağımıza hiç şüphem yok. Çünkü biz öğrendik artık. Eski zamanlardaki gibi değiliz. Biz, çoğu zaman yeni standartları set eden, maharetli düş kurucularız.

Ama malesef, onca prangadan kurtulmuş olmamıza rağmen, eski prangalarımızdan biri hala ayağımıza takılmaya devam ediyor. Açık arayan, herşeyi eleştiren, pesimist ve toplumu etkilemeyi kendine görev edinmiş İrlandalılar var etrafta.

Ah. Evet. Jim Boyce da Irlandalı. Ama ben, içimizdeki İrlandalılardan bahsediyorum. 

 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar