NEFES

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
10
May

Adını siz koyun. Yaratılışın sırrı ya da eskilerin masalı. Ama hikayeye kulak verin. Çünkü hayatınızın her an’ı, bu hikayenin içinde saklı…

Tanrı çamurdan yarattı bizi. Bizi biz yapan çok şey var sanabilirsiniz. Özgür irade filan deyip oyalanabilirsiniz. Oysa kendi nefesinden üfledi işte. Gerisi harika bir teknoloji.

Her nefeste yeniden doğabilirsiniz. Ama eskilerde kalıp kendinizi zamanın delhizlerine de kilitleyebilirsiniz. Seçim sizin. Kimse karışamaz size. Özgür iradeniz var sizin.

Bir kıskançlık anı mı yakaladı sizi… Ya da aklınız köşedeki uzun saçlı kadında mı kaldı… Öfkelendiniz mi birine… Yoksa büyük bir haksızlığa mı uğradığınızı sandınız… Seçim sizin. Bu nefesle yeniden doğabilir, ya da sonsuza kadar kalabilirsiniz dünyanın en acımasız hapishanesinde…

“Bin kere tövbe etsen, bin kere affederim” demesi bunun içindir belki de. Düşünsenize… içinize nefesini üfledi sizin. Tanrısal bir güç var sizde. Bin kere nefes alsanız bir günde, bin kere tövbe edebilirsiniz, bir önceki hayatınızdan bin kere vaz geçebilirsiniz. Bin kere geride bırakabilirsiniz sevmediğiniz, beğenmediğiniz, değiştirmek istediğiniz her şeyi.

Hayat dediğiniz ve gözünüzde büyüttüğünüz herşeyi, bir yağlıboya tablosu gibi bir bakışta görebilseydiniz eğer… 1 kere tövbe ederdiniz ve değiştirirdiniz herşeyi. Bilerek, isteyerek.

Ve derin bir nefes çekerdiniz tüm hücrelerinizin içine, o nefesi kimin üflediğini bilerek (ve isteyerek)

Hoşçakal Özlem.

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
27
Apr

44 yaşında bir arkadaşım vardı. Artık yanımda değil. Tabutunun başına yığılıp kalan kocasını hatırlıyorum. Bir kaç dost, tabutu kaldırıp götürmek için hazır ama o, henüz Özlem'i bırakmaya hazır değil. Herkesden daha iyi bilmeliyim, takdir geldi mi, bir saniye bile ertelenmez ama ben... ne yalan söyleyeyim, şu bir kaç gündür etrafımdaki herkese karşı tepkiliyim birazcık...

Sorun onlar değil. Hayat değil. Adaletsizlik değil. Sorun ben'im. Anılarım, dualarım, o Cuma günü Teşvikiye'de hissettiklerim. Biliyorum düzelmeliyim ama kolay değil, biraz zaman verin. Öyle, hemen değil...

...

Biraz kitap karıştırdım bir haftadır ben. Özlem'in yolculuğunu biri bana anlatsın istedim, eskilerin masalları avutsun, ikna etsin istedim. Anlamak istedim. Doğrusu, bulamadım hiç bir şey. Huysuz, suratsız, başkaldırmaya hevesli, rezil bir haldeydim ki, Canan bir yol hikayesi anlattı biraz evvel.

Mekke'yi çok seven, oradan ayrılmak içinden hiç gelmeyen Muhammed Peygamberi'min yolculuğu... Hiç bir kitapta yazmayan o cevabı bulabilmek için kalbinin derinliklerine hediye edilen sebebi anlattı. Mekke, O'nun en çok sevdiği şehirdi ama... Allah'ın en çok sevdiği şehir Medine'ydi. Sevdiği şehirde kalmak yerine, sevdiğinin şehrine gitmeliydi.

...ve anladım şimdi. Hoşçakal Özlem. Artık seni bırakabilirim. 

 

"Marka iletişimi ve satın alma psikolojisi". İşte buydu. Beni çağırdıkları panelin konusu buydu. Yeditepe Üniversitesi'nin, artık kendimi evimde hissettiğim büyük salonunda, benimle birlikte - Kaan Ayçe, Canan Pehlivanoğlu, Uğur Alparslan da vardı. 

Onlar konuşurken, "mutlaka yazmalıyım" dediğim şey de, işte buydu :

Kaan dedi ki, "Hayat hızla akıp gidiyor. Teknolojiyi, yeni medyayı, olan biteni "siz" takip edeceksiniz. Bu sektörde olmak istiyorsanız, yenilikler trenine bineceksiniz"

Canan dedi ki, "Merak edeceksiniz. Herkesin boşverdiğini siz sorup soruşturacaksınız. Kim ne giyer, neden giyer, kime güzel görüneyim der öğreneceksiniz"

Uğur ise öyle güzel bir köy hikayesi anlattı ki, öğrenilen, öğretilen herşeyin, zaten hayatın içinde olduğunu, koca bir kahkaha ile hatırlattı bana. Onları seviyorum. Güzel ve akışkan insanlar. Öyle yapmacıklar, süslü ve zor anlaşılır pazarlama saçmalıkları filan yok. Gördüğünü alıyorsun. Ve alışverişten de çok memnunsun. 

Bütün paneller böyle miydi bilmiyorum. Bütün panelleri Yelda Karataş mı yönetti, bilmiyorum. Çünkü ben düşündüm. Birbirini tanımayan 4 sektör insanı bir masaya oturup, birbirini bu kadar kolay nasıl tamamlar diye... Sonra da gülümsedim. Yelda yaptı bunu. Tabi ki o yaptı. O'nun herkesi sarmalayan görünmez enerjisi yaptı. 

Çok teşekkür ederim. Orada olmak için biraz nazlanmıştım. Ebru : Özür dilerim.

O şapkasıyla oturan "cool, calm and collected" genç adama, kürsüye çıkardığım yakışıklı çocuğa, tam önümde yanlamasına oturan güzel kıza, konuşmama "starter pack" oldukları için de minnettarım. Yeditepe (işte yeniden itiraf ediyorum) benim en sevdiğim kampüs... Evet, sen'sin. 

Gene geleceğim.

 

İKİ OKUL VAR. SEN SEÇ !

Etiketler : moda okul seçim Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
13
Apr

iki okul var.

birinde, sana şöyle diyecekler : üzerine ne giydiğinin önemi yok. bir kaç kilo fazlan mı var ? önemi yok. Moda, kumaşlar, tenine, yüzüne, cildine yakışan renkler... saçmalama. hiç önemi yok. Önemli olan hayatı nasıl yaşadığın. Kalbinin ne kadar büyük olduğu. Doğrular ve yanlışlar dünyasında ne kadar iyi bir oyuncu olduğun.

diğerinde... başka bir şey diyecekler : üzerine ne giydiğine çok dikkat et. bir kaç kilo fazlan mı var ? Koş. Hadi ne duruyosun ? hemen başla, şimdi koş ! Moda, kumaşlar, renkler... Bütün bunlar iç dünyanın dışarıya nasıl yansıdığı. Kalbinin ışıltıları. Doğrular ve yanlışlar dünyasının baş rol oyuncuları. 

iki okul var. Sen seç. 

Hazırlık...

Etiketler : hiç hazırlıksız Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
11
Apr
Bir şeyi hiç hazırlanmadan yapabilmek için, çok iyi hazırlanmak gerekir....

Benim Stilim

Etiketler : doğruluk ağacı lodos rüzgarı Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
8
Apr

İş hayatının sırrı değil. Bu sadece benim stilim. Kimse ödünç almaya kalkmasın. Bu sadece benim stilim...

Bir rüzgar esti mi güneyden, anlamalısın bir şeylerin ters gittiğini. israr etmek yersiz. istediğin kadar uğraş, düzelmez. Güneyden esen rüzgar, ferahlık vermez.

İnat edersen eğer, yorulursun, bunalırsın, günlerce gecelerce susuz kalırsın, değişmez.

Oysa doğruluk ağacının yanında, hiç bir şey için bu kadar yorulmak gerekmez.

Senin olan sana verilecektir. Ama kimse inanmak zorunda hissetmesin. Bu sadece benim stilim.

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2021>
SMTWTFS
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678
Bağlantılar