Kişiselleştirin ilişkinizi...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
11
Dec

 

 

Gözlerinin içine bakmak lazım bu dünyada. Sevgilinin de, müşterinin de, seçmeninin de gözlerinin içine bakmak lazım.

Artık eskisi gibi değil hiç bir şey. Ya da çok eskiden olduğu gibi. Olması gerektiği gibi. Değer verildiğini hissetmek istiyor karşındaki her kimse. 

Kişiselleştirin ilişkinizi. Hayatınızda kim varsa, orada olduğunu hissettirin o'na. Dünyanın o'nun etrafında döndüğünü anlatın, inandırın, defalarca ispatlayın. 

Çünkü hayat böyledir işte. Tıpkı sizin gibi. Tıpkı sevgiliniz, müşteriniz, seçmeniniz gibi. Herşey o'nunla ilgili olsun ister. Ve öyledir de zaten. 

Özür dilemek, sanki dünyanın en zor şeyi...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
1
Dec

Elton John, Wembley Arena'da, beyaz kuyruklu piyanosunun başına geçer ve şöyle der : "Özür dilemek, sanki dünyanın en zor şeyi..."

Bu cümle bir çoğumuz için (binde 999) doğrudur. Özür dilemeyi, yenilgiyi kabul etmek sanan nefslerimiz, bize şiddetle karşı çıkar. Zaten bu... dünyanın en zor şeyidir. Hata yaptığını kabul etmek, zaaftır. Küçülmek, alçalmak, dikkat etmezsen yok olmak demektir.

Siz özür dilememek için bir kaç saniye direnin yeter. Ego'nuz birazdan yardımınıza kaşacak, sizi haklı çıkaracaktır. Hem de büyük bir maharetle, bin bir dereden sebep sunarak. Öfkenizi arttırıp, kan basıncınızı pompalayarak. Ta ki sinirden gözünüz hiç bir şey görmeyene kadar, sizi "siz"den alıp çalkantılı sulara taşıyana kadar...

Yeryüzünde nefes alan bir avuç canlı için durum farklıdır oysa... Özür dilemek "zehirden arınmaktır". Kurtulmak, yeniden özgür olmak, sırtında maymun taşımamaktır. Kimin haklı olduğundan bağımsız düşünür onlar. Bencildirler. Kendi iyilikleri herşeyden önce gelir. Kavganın, huzursuzluğun, negatif enerjinin kapkara rengini üzerlerinden bir an evvel atabilmek için, kelimelerin gözünün yaşına bakmaz, "özür dilerim" deyiverirler.

Samimidirler. Yalan söylemezler. Gerçekten üzgündürler. Tartışmalarda kimin haklı olduğuna bakmaksızın bütün dünyanın önünde diz çöker, özür dilerler. 

Bir avuç özgür ruhtan bahsediyorum. Belki de etrafınızda yoktur onlardan. Filmlerde görüp inanmadıklarınızdandır. Ama onlar var. Ve sizin de onlar hakkında bilmeniz gereken bir şey var : Onlar, aslında sizden özür dilemezler. Kendi öz benliklerinden özür dilerler.

"An" denilen paha biçilmez şeyi kaçırmamak için "özür dilerim" derler. Onlar... çok çabuk iyileşirler. 

 

HERKES HERŞEYİ GÖREMEYEBİLİR.

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
25
Nov

Gözleri ileri derecede bozuk bir insan, önünde duran çok değerli bir kitabın sayfalarına bakıp, hiç bir şey göremeyebilir. Bu durumu çok tuhaf karşılayabilir. İçinde boş sayfalar olan bir kitabı "hangi akla hizmet önüme koymuşlar" diyebilir. 

Gözleri bozuk bir insan, herkese bu tuhaf kitaptan bahsedebilir. Bunun bir kandırmaca olduğunu hararetle anlatabilir. O kitabın methini duyan birisi çıkarsa karşısına, "sakın ha" diye uyarabilir.

Gözleri bozuk bir insan, hain ya da aptal değildir. Herkes herşeyi göremeyebilir.

Aşk... Seçerse bizi...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
21
Nov

Sıradanız biz. Yüzlerce, binlerce, milyonlarca var bizden. Hiç bir özelliğimiz yok. Üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yaparız.

Aşk, seçerse bizi... Yoktan var edebiliriz ama. Herkes uyurken, gözlerimizi açabiliriz. Eski zamanlarda yaşayıp, saklı kitaplarda yazılanları seyredebiliriz.

Aşk, seçerse bizi... karanlık bir salona girip her yeri aydınlatabiliriz.

Çok uzun bir günün sonunda, ayakta duracak halimiz yokken, hatta çoktan yatağa girmiş, en derin rüyalarda kaybolmuşken, sırılsıklam aşık olduğumuzdan bir telefon gelse, üşenmez kalkarız biz. En güzel giysilerimizi giyer, arabamıza atlar gideriz biz. Aşk varsa hayatımızda... Yorgunluk, tembellik nefes alamaz artık. Biz, herkesin uyuduğu saatlerde, yepyeni bir gün var ederiz.

Biz, kitaplarda anlatılanız. Uğruna şiirler, şarkılar yazılanız. Aşk, seçmişse bizi... Muhteşem, müthiş, kusursuz olan’ın halifesi oluruz biz. Bir halife gibi giyinir, o’nun gibi gülümseriz. Hataları affeder, kimseye küsmez, darılmayız biz. Aksilikler yoktur hayatımızda. Kötülük dokunamaz bize. Hainlik... aşk ateşinin içinde yanar, biter, kül olur.

Aşk... bir gün çekip giderse ama... Terk ederse bizi, ilahi ışığını alırsa üzerimizden... Karanlık çöker ruhumuza. Sıradanlık böyle bir şeydir işte. Neler olduğunu fark edemeyiz. Kalabalığın içinde yalnız, zenginliğin içinde fakir, yağmurun altında kupkuru kalırız.

Aşk, gülümsemezse ruhumuza... Sıradanız biz. Milyonlarca var bizden. 

ADA

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
16
Nov

Sabah, kendini yeni buluyordu. Hiç uyumayan insanlarla, sürekli uyudukları zannedilen ruhların buluştuğu bir tepedeydim. Etrafım yeşil ve soğuktu ama üşümüyordum. Aramıza sızmak isteyenlere izin verilmedi. Kelimeleri bize getiren, onlara karşı sert ve tavizsizdi. Bir an ürperdim. Sonra… üzerimden alındı.

Eski, ahşaptan yapılma, kıç tarafında oymaları olan, büyükçe bir tekneye bindik.

Bir tepedeydik. Denize çok uzaktık. Buraya nasıl geldik ? Bu durgun, neredeyse hareketsiz suya nasıl indik ? Göz gözü görmüyordu. Karanlık, sisli ve rüzgarın hiç esmediği, lacivert bir okyanusta yol alıyorduk. Merak bile üzerimden alındı.

Sis dağıldı. Su berraklaştı. Lacivert olan masmavi oldu. Güneş ısıttı. Sabah, kendini, işte şimdi buldu.

Avucumun arasından akıp giden kum tanecikleri gülümsetti beni. Bu ada’da, yanımda getirdiğim herkes vardı. Korkularımı, endişelerimi, henüz hesaplaşamadıklarımı temsil eden bütün yüzleri tanıdım. Öldürdüm onları. Sevgiyle…

Kumların ortasında bir masa. Bir başında kelimeleri getiren adam. Bir başında, beni o’nunla tanıştıran adam. Bir başında “herşeyin sebebi” olan adam vardı. Yerimden kalkıp o’na hizmet etmek istedim. Yerinden kalktı, bana hizmet etti.

O isterse olurdu herşey. İstemezse… olmaz.

Rüzgar

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
14
Nov
"Bir ruzgar olsam, hatta bir yildiz... Cok eski zamanlarda yasamis bir kral olsam, ya da basit bir hizmetci... Ben butun hayatimi kendimi bulmak icin tuketirken, Sen nasl olur da bir bakista okursun beni, sayfalari saclms bir kitap gibi..."
Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar