Sonsuzluk ne kadar sürer ?

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
22
Jan

Sonsuzluk... ne kadar sürer ?

Alice de aynı şeyi sormuştu. "Bazen, bir an" demişti tavşan. "sadece tek bir an" Haksız mıydı ? Değildi. O masalda, o tavşan, söylediği her şeyde nasıl da "çok" haklıydı.

Sorsanıza kendinize; Aşka inanmayanın aşık olması ne kadar sürer ?  Sonsuzluk böyle bir şeydir işte. İnanmazsan sürer.

Sonsuza kadar...

 

 

 

 

Bazı Günler...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
16
Jan
Biliyorum... Bin kere duymuşsunuzdur. "Bazı günler, görebilmek için gözlerinizi kapatmanız gerekir" Ama belki de... gözlerinizi nasıl kapatacağınızı bugüne kadar hiç duymamışsınızdır. "Huzurla, sabırla ve belli belirsiz bir gülümsemeyle..."

OLASILIKLAR DENİZİ...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
12
Jan

Her an'ın içinde, sayısız olasılık vardır. Bilinçli (ya da çoğu zaman olduğu gibi) bilinçsiz bir seçimle, birazdan hangi olasılığı kendi an'ımızın içine dahil edeceğimize karar veririz. Olaylar kusursuz ve önceden planlanmış bir düzen içinde üzerimizden akar giderken, hangilerinin bizi etkileyeceğini seçer ve bunun kendi dünyamızda hangi duyguyla eşleşeceğine karar veririz. 

"Karar veririz" deyince kulağa otorite sahibiymişiz gibi geliyor ama, çoğu zaman kararı veren; genlerimiz, geçmiş deneyimlerimiz, korkularımız ya da arzularımız olduğuna göre, aslında otorite, pek de elimizin altında değildir. Karar... "biz"mişiz gibi yapar ve aslında kendiliğinden açığa çıkar. 

Yağmur yağdığında evimizin içinde, sıcacık şöminenin başında bir kahve içiyorsak mesela, olay üzerimizden akar gider, küçük bir detay olarak hafızamızda kodlanır. Ama sağnak yağmurun altında, iş çıkışı bir taksi bekliyorsak, aynı olay, bu defa etkili bir anı olarak kodlanır.

O taksiyi beklerken ıslanır ve üşürsek, başka bir duyguyla eşleşiriz - sevgilimize sımsıkı sarılmış, bir şemsiyenin altında gülüşürken, üşüdüğümüzü dahi fark etmez, bambaşka bir duyguyla eşleşiriz.

Olasılıklar denizi'nde her şey "inanmak"la harekete geçer. "Olacak olan", trilyonlarca olasılıktan biriyken, inanç ile eşleşir, ayrışır ve doğmaya başlar. Milli Piyango'da büyük ödülü kazanan kişi, o bileti alırken bir çok adım atmış, bir sürü "tesadüf"le karşılaşmış olabilir. Ama ilk yaptığı şey, şüphe yok ki, kazanma ihtimaline inanmış olmasıdır.

Hz. Muhammed'in doğum günü olan bu gece, Mevlüd Kandili olarak tescillidir. Her bir sonraki an gibi, hepimiz için, içinde trilyonlarca olasılık barındırır. Bu uçsuz bucaksız olasılıklar denizinde, o'nun sıradan bir insan olduğuna, aydınlanmış bir insan olduğuna ya da bir peygamber olduğuna inanırsınız. Ya da o'nun var olmadığına, ya da tamamlanmış bir ruh olduğuna, bir Efendi olduğuna...

Neye inanırsanız inanın, inanma kararınız "siz"mişsiniz gibi yapar ama aslında kendiliğinden açığa çıkar. 

İnanmayı (ya da inanmamayı) seçtiğiniz Muhammed değerleri, olasılıklar denizinden ayrışır ve sizi bir sonraki an'ınızın karşılıklarına taşır. Bu bir reflekstir. Birisi adınızı çağırdığında dönüp bakmak gibi bir şey. İsteseniz de aksini yapamazsınız. Kod'unuz böyle yazılmıştır. 

Ben, (muhtemelen kod'um böyle yazıldığı için) var olan herşeyin, "bir insan" için var edildiğine inandım ve kalbimin derinliklerinde, o insan'ın adını çok eski zamanların birinde, Muhammed koydum. Bu yüzden bu gece önemlidir benim için. Her zerresinde, sadece ışık yıllarıyla ölçülebilen "bilgi" - "sevgi" ve "melek" olduğunu hissederim. 

Önceden planlanmış kusursuz bir galaktik hayat, bütün detaylarıyla üzerimden akıp geçerken, bu geceyi, uyurken bile o'na gülümseyerek geçirmek isterim.

Kandiliniz kutlu olsun. 

ADVERTISING IN (RED)

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
6
Jan

sometimes... its the right thing to do. 

sometimes... its what everybody does.

sometimes... its unique. its smart. its what no one else has ever done.

Its advertising. 

sometimes, its the only thing to do. 

DÜŞLERİN LİSANI (2)

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
4
Jan

YAZI DA GELSE, TURA DA GELSE BİZ KAZANIRIZ.

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
20
Dec

İlahi bir sözdür bu. Sonsuzluk hayatına inananlar için iyi bir nasihattır. "Dünyadayken, ne kadar kaldınız?" diye sorunca sorgu melekleri, "Bir gün ya da daha az" diye cevap verirmiş insanoğlu. İçimizden en iyi hesap ediciler "bir iki saniye... hatta göz açıp kapayıncaya kadar" dermiş.

Bu kısacık dünya hayatı, işte böyle anlatılır. Gerçek... pek de uzak değildir anlatılandan. Hayatımızın en uzun tatili bir kaç saniye sürmemiş midir buradan bakınca ? Bitmez tükenmez toplantılar, artık gelir mi hiç aklımıza ? İlk buluşma, ilk dokunuş, ilk "evet" farklıdır. Tamam. Ama onlar da "aşk" değil midir - sonsuzlukta da zaten yanımızda...

Şu günlerde yaşananlar, bir öğleden sonrası kadarcık hayatımızda, aklımızı karıştırmasın. Şöyle bir gezdirin gözünüzü bulunduğunuz odada. Herşeyiyle bembeyaz bir şey var mı etrafınızda? Herşeyin ve herkesin, temizlenmeye, arınmaya, çürüklerden ayıklanmaya ihtiyacı var. Sizin de, benim de, çok sevip saydıklarımızın da...

Bir dostumdan ödünç alıyorum nihai cümlemi. Pek sevgili Abdurrahman bey'den alıntımdır - Benzer günler için, Rahmetli babası dermiş ki : Biz dosdoğru olalım. Sonra yazı da gelse tura da gelse biz kazanırız. (Özel insanların cümleleri kısa ve unutulmaz oluyor.) 

Dosdoğru olabilmek ümidiyle...

 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2021>
SMTWTFS
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678
Bağlantılar