Bazen...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
31
Aug

Bazen erkenden uyandırılıyor insan. Şehir uykudayken uzak bir yola davet ediliyor. Bazen... nereden geldiği belli olmayan, dünya tatlısı biriyle karşılanıyor, mis gibi bir kokuyla uğurlanıyor insan. Bazen konuşturuluyor, bazen susturuluyor.

Bazen hiç tanımadığı birinin bahçesine konuk ediliyor insan. Bir çift köy yumurtası, bir somun ekmek, yeni demlenmiş bir çay bardağı ile uğurlanıyor. 

Bazen hiç yaşamamış, önünde koca bir hayat varmış gibi hissettiriliyor insan. 

İnsan. Bazen rüyayla gerçek arasında gidip geliyor işte, hiç yorulmadan. 

"OLMAZ" OLUR MU ?

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
17
Aug

"

Ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken..." 

Hiç düşündünüz mü ? Çocukken hiç düşünmezdik, annem amma da atıyor falan demezdik. Biz dedemizin beşiğini nasıl sallarız yahu diye sitem etmezdik.

Gözlerimiz annemizin gözlerinde, merakla, anlatılan her kelimeyi her hücremizle dinlerdik. Tamamen inanarak, hiç bir şüphe duymayarak, başkalarının "olmaz öyle şey" masallarına değil de, koca dev'in binlerce minik ama birlikte hareket eden insanlar tarafından alt edildiğini anlatan hikayelere şıp diye inanırdık.

Masallar... Düşler alemi... Gerçek olan tek alem.

Peki ne oldu bize ? Ne zaman vaz geçtik inanmaktan ? Gerçeklere değil de yalanlara inanmaya ne zaman başladık ? Hiç bir şeyin imkansız olmadığı bir dünyaya doğup, sonsuz bilgiyi avuçlarımızın içinde bulmuşken zahmetsizce, hiç bir şeyin gerçekte var olmadığı, yalan dünyalara ne zaman düştük ? Kaç yaşında kaybettik bağlantıyı ? Hangi olay, hangi yalancı, hangi uyuşturucu çaldı bizden en büyük hazineyi?

Gözlerimizi kapatsak, yorgun düştüğümüzde bu dünyanın yalanlarından... uyuyakalsak... Düşler dünyasına dalsak... Bir rüya görsek bizi uyandıracak... "Yapamam" kelimesinin ne anlama geldiğini öğrenebilmek için lügat'a bakmak zorunda kalsak...

Biter mi savaşlar acaba ? Açgözlülük biter mi ? Depremler, kasırgalar, seller yok olur gider mi ? İmkansız denilen şeyler tek tek olur mu ? "Omaz" olur mu ?

(*) Bu yazı, sevgili dostlarımız Yasemin ve Salih Tahir'in şahane kızı'nın, avuçlarının içinde geldi.

GÖK MAVİSİ RENKLER

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
13
Aug

Herşeyin bir sırası var. Sen istesen de, istemesen de, sırayla herşey. Okula gitmek gerek mesela, diploma töreninden önce. Tanışmak, nişanlanmak gerek, evlenmeden önce. 

Ama insanız biz. Aceleciyiz. Sıradan filan hoşlanmayız. İsteriz. Ve olsun isteriz. 

İşte bu yüzden üzülürüz bazen. Ve bazen küseriz, en çok biz hak etmişisizdir ama başkasının olmuştur o iş. Haksızlıktır, adil değildir. Bu hiç te hoş değildir. Bazen öfkeleniriz, yüksek sesle söylenince bazı şeyler. Boşboğazlıktır, kıskançlıktır. Şimdi hiç sırası değildir. 

Ama aslında sırayladır herşey. Hoşumuza gitmeyenler sırasını savınca, sıra hoşumuza giden şeylere gelir. Aaaa. işte o zaman görün bizi. Güneş açar, sararmış topraklar yemyeşil olur hayatımızda.

Eğer sırası gelmişse gök mavisi renklerin, o zaman hareket etmenin de sırası gelmiş demektir. Çünkü bazen sıra, senin olanı almaya gelir. 

HAYAL KIRIKLIKLARI

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
9
Aug

Kendini tanımak istersen, yalnızlığına bak. Kimse için giyinmen gerekmediği anlarda, üzerinde ne olduğuna bir bak. Kimse için konuşmak zorunda olmadığın zamanlarda, aklından geçenlere bak. Saatin kaç olduğunun önemli olmadığı bir gecenin ortasında, zamansız bir mekanda huzurla dolaşabiliyor musun, iyice bir bak.

İşte o zaman anlarsın dünyada neden bu kadar çok yanlış görüyorsun. O zaman anlarsın, neden etrafında bunca güvenilmez insan var. Değer bilmez ve sürekli dedikodunu yapan insanlara neden "arkadaşım" der sonra da hayal kırıklığı yaşarsın.

Kendine bakar, ama gene de görmezsen herşeyin sende yaşandığını, dışındaki dünyanda seyredersin yanlışlıkları, güven sorunlarını, değer bilmezliği ve hayal kırıklıklarını.

(*) Hayat böyledir. Çünkü sen böylesin - TANRILAR OKULU - Elio Stefano D'anna

 

 

BEN... SUSMASINI BİLİRİM.

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
3
Aug

Ben çok anlayışlı biriyim. (Ama çok yorgun düşersem, ya da uzun yoldan gelmişsem, ya da bütün gün bir şey yememişsem, ofiste işler karışmıssa, hoşlanmadığım bir telefon konuşmasına maruz kaldıysam, o kadar anlayışlı olamayabilirim. O günlerde "biraz da karşımdakiler" anlayış göstersin isterim.) 

Ben özür dilemesini bilen biriyim. (Ama çok ileri gitmediyseniz, ya da aynı şeyi sürekli yapıp durmuyorsanız, özür dilemesini bilenin "ben" olduğumun farkındaysanız ve bunun yüce bir meziyet olduğunu idrak etmişseniz, bunu çok iyi yapabilirim.) 

Ben susmasını bilirim. (Ama konuşacak onca şeyim varken sustuğumu görüp bana saygı göstermezseniz, sessiz kaldığım konuya aslında ne kadar vakıf olduğumu hissetmezseniz, susmasını bilmenin son derece zor bir kabiliyet olduğunu kabul etmezseniz, dudaklarımı oynattığımda bir es vermezseniz... konuştummu, doğduğunuza pişman ederim.)

Bencillik benden çok uzak bir illettir. (Ama şöyle  bir dönüp hayatıma bakmazsanız eğer, Yaptıklarıma. Yazdıklarıma. Anlattıklarıma... Etrafınıza bir bakmazsanız, bencillikten ne kadar uzak olduğumu bir bakışta görmez ve derhal özür dilemezseniz, böyle bir şeyle beni suçlamaya cüret ederseniz, size bencilliğin ne demek olduğunu yaşatırım.)

Ben herşeyin doğrusunu bilirim. Ve bu satırları yazarken biliyorum ki, anlayışlı olan, özür dilemesini, susmasını bilen, gerçekten de bencil olmayan biri varsa hayatınızda... O ben değilim. 

(*) "insanım. insana dair ne varsa yaparım" - W.Shakespeare

 

 

 

ALEVİLER, SÜNNİLER, KOMÜNİSTLER VE FAŞİSTLER...

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
19
Jul

Tıpkı içimizdeki organlar gibi, dışımızdaki insanlar.

Kalp gibi, damarlar gibi, gözümüz kulağımız gibi, aleviler, sünniler, komünistler, faşistler.

Nasılki her hücrenin bir görevi var. Savunması gereken bir fikri var karşımıza çıkan her insanın. O'nun görevi bu. Bu resmin tamamlanması için yapması gereken bu. Ama bütünü göremezsen çok şaşırırsın, hiddetlenir, susturmak, intikam almak istersin o'ndan. Seninle aynı fikirde değildir ama, e zıttıdır işte sendekini uyandıran. 

Tıpkı, uykun geldiğinde gözlerinin kapanması gibidir. Ya da çalar saatin çalması gibidir uyanması gerekince insan. 

 

Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar