
Ben Fenerbahçeli'yim. Herkes gibi takım tutarım. Belki de herkesden
daha fazla tutarım. Fenerbahçe, işimin bir parçası. Sokaktaki adam,
maçtan birgün sonra hayatına devam eder, ben, bu sonuç bir sonraki
haftanın seyirci sayısını nasıl etkiler onu düşünürüm.
Maç
seyrederken taraf tutarım. Hep kazanalım isterim. Gözüm bir şey görmez.
Gol atalım, gol yemeyelim, şans bizden yana olsun isterim.
Dün
bir UEFA maçımız vardı. 1-1 berabere kaldık ve elendik. Sahaya göğsünde
"Help Haiti" yazan beyaz formalarıyla çıkan bir fransız takımına
elendik. Yıllık bir anlaşma yaptıkları sponsorlarından bir maçlığına
izin alan, katı UEFA kurallarını bir kereliğine bozmak için bürokrasiyi
hiçe sayan ve bu kahramanlıklarıyla benim için elenecek en iyi takım
olan Lille, umarım bu büyük jestlerinin karşılığını en azından
Liverpool'u da eleyerek alır.
Futbol hiç bir zaman
sadece futbol değildir ve bu büyük vizibilite fırsatını sosyal
sorumluluk bilincleriyle degerlendiren Lille takımına (ve onlara bu
fikri veren dahi adam Luc'a) gizli hayranlığımı itiraf ederim.