"İnsanız. İnsana dair ne varsa yaparız."

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kategorilenmemiş Yorumlar : 0 Yorum
9
Aug

"İnsanız. İnsana dair ne varsa yaparız." 

Shakespeare sözüdür. Üzerinde düşündükçe büyür.

Aşık oluruz. Günah işleriz. Kıskanırız. Hırslanırız. Ama aynı zamanda... Fethederiz. Ülkeler kurarız. Çocuk yaparız. Hastalıklara çareler buluruz. Bir gülümsemeyle kavgalar bitiririz...

Shakespeare aslında kitaplar ve şiirler yazmamıştır. Hayatı boyunca kurduğu en güzel cümleyi hikayelerle, sonelerle, karekterlerle açıklamaya çalışmıştır. Bu yüzden unutulmazdır, ölümsüzdür.

İnsanın özü de işte böyledir. Unutulmazdır, ölümsüzdür. Daha kesin konuşmak gerekirse, ilahidir. Sıradanlık dünyasına alışmışlar için akıl almazdır. Biliyor musunuz, "Mucize" kelimesi sıradan insanların uydurduğu bir yetersizlik ibaresidir. Algılarının ötesinde hayat bulan son derece bilimsel olan şeyleri kavrayamadıklarında dudaklarının arasından o mistik kelime dökülüverir; "Bu bir mucize" (Mucize, mealen "ben anlamadım" demektir.)

Ama insanoğlu "ben anlamadım" demekten hoşlanmaz. Taşıdığı bedenin içinde hayat yaratan bir şey olduğunu anlayamazsa, yaratılmış bir hayatı bir beden olarak yaşamaya başlar. Sistemi anlayamadığı için anladığı kadarını yaşar. O farkında değildir ama bütün dünya emrindeyken, düryanın peşinden koşan bir köleye dönüşebilir. Üstelik bir bedenin içine hapsettiği olağanüstü güçleriyle birlikte...

Oysa kendini beden zannedenler, aç kaldıklarında ölürler. Para kazanamadıklarında ölürler. Bir problemle karşılaştıklarında bir o yana bir bu yana koşturur, başka bedenlerden yardım dilenir, bulamadıklarında ölürler. 

Herşey bir "Ol" emrinin iznine tabidir. Anlamazlar. Etrafınızda olan bitenlere bir bakın. İradeyle, azimle, duygusallıktan arınmış bir adanmışlıkla ve ilahi bir bütünsellikle oluşur herşey. Bedenle değil. İçindeki bir başka şeyle...

İnsanın bedeni... bir kıyafettir. Üzerine giydiği elbise. Bir Bond filminin içindeki o hayran olduğunuz karekterleri düşünün. Tam üzerinize oturmuş bir takım elbise, vücudunuzu saran şahane bir kıyafettir. Ve seyredenler, elbiseye değil karektere hayran olurlar. (Asla elbiseye değil! - Aynı elbiseyi gidip satın alsalar, bir Bond olabilirler mi? Olamazlar.)

Beden önemlidir. Çünkü içinde ilahi bir şey saklıdır. Potansiyel bir Kral. Kur'an lisanıyla, bir Halife. Hakikat budur ve biz hayat denilen bu kısa yolculukta, bazen farkındalıkla, çoğu zaman farkında olmayarak, bu hakikati açığa çıkarmak için nefes alırız. (İnanmıyorum diyene basiit bir soru; Bugün dünden daha güzel bir gün olsun istemez misin? Daha iyi olmaya, kendinle gurur duyacağın bir şey yapmaya hevesin yok mu? Sen de içindeki Kralı, Kraliçeyi açığa çıkartmaya çalışmıyor musun?)

Öyleyse, bir şeyler ters gittiğinde başımızı göğe doğru çevirmeliyiz. Yağmurun yağdığı yere. Güneşin doğduğu yere. En azından sıcak yaz günlerinde altına girip korunduğumuz ağaçların serin yapraklarına. Oysa biz hep aşağıya bakarız. Bedenler dünyasında ilahi bir şey ararız. Omuzlarımız düşer, yere çömelir, diz çökeriz. Bedenselliğe düşer, içimizdekini unuturuz. Ölümlüler dünyasına dalar, oksijen tüpümüzden hızlı hızlı nefes alıp vererek, tükeniriz, ölürüz.

Kendinizi bir bedenden ibaret sandığınızda, sizin için bedenler dünyasının kuralları işlemeye başlar. Oysa beden acizdir ve aciz olan korkaktır. Açıklayamadığı hiçbirşey ile rahat edemez. Bu yüzden herşeyi açıklamaya çalışır. Birinden yardım ister, alamadığı zaman vefasızlık der. Çok uğraştığı bir şey olmadığı zaman, nerede yanlış yaptım demez, başkalarını suçlar. Kolayca yapabileceği bir şeyi yapamadığı zaman "benim karekterim böyle. Beynim sol lob'lu" der. (Beyin şahane bir mekanizmadır. Kusursuz işlem görür. Holografiktir. Senin için sol ya da sağ olan, onun için holistiktir. Suçu beynine atma. O mükemmeldir.)

Bedeninizi küçümseyin demiyorum. Üzerinize giydiğiniz şu güzel elbiseye tabi ki çok iyi bakmalısınız. Onu kirden ve günahtan uzak tutmalısınız. Ama günün sonunda, elbise, dolabına aittir. Siz ise ait olduğunuz yere döneceksiniz.

Beden, siz değilsiniz. Hakikat bu değil. Sakın kendinizi kandırmayın. 

 

Yorumlar

Yorum Eklenmemiş...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<December 2020>
SMTWTFS
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Bağlantılar