VODAFONE OLMASA BEŞİKTAŞ ŞAMPİYON OLUR MUYDU ?

Etiketler : Etiket Yok Kategoriler : Kişisel Yorumlar : 0 Yorum
22
May

Her büyük takım, sezon başında şampiyonluk hayalleri kurar. Büyük beklentiler karşılığında büyük paralar harcar. Kendi şirketleri olsa kesinlikle daha ihtiyatlı davranacak iken, kulüpleri söz konusu olduğunda geleceğe daha iyimser bakarlar. İş planları optimistik başarı eğrisi üzerine odaklıdır. Örneğin sezon öncesi 100 lira harcayacaklarsa, Lig şampiyonluğundan 50 lira, Şampiyonlar ligi'nden 20 lira, çeyrek finalist olduktan sonra 30 lira kazanacaklarını planlar, kombine, store ve taraftar gelirleri kasalarına kalacağı için keyifle yatırım yaparlar. 

Bu paraları harcarken hiç biri "şampiyon olamazsam" demez. "şampiyonlar ligi'nde çeyrek finale kalamazsam" demez. 

Ama Beşiktaş için geçen sezon tam olarak bu klasik ezber ile başlamadı. Sezon bitmeden bitip bitmeyeceği belli olmayan bir stadları, sezon sonunda bir kongreleri, büyük bir taraftar beklentisi ve ciddi finansman sorunları vardı. Maçlarını Başakşehir’de ya da Olimpiyat’ta oynamaları gerekiyordu.

Beklenti yönetimi çok iyi yapılmalıydı. Mütevazi bir yatırım ile iyi bir takım kurmuşlardı. Rakipleri kadar çok para harcamamışlardı. Taraftar desteğinden mahrumdular. Tabi ki şampiyon olmayı çok istiyorlardı ama bu sene şampiyon olamasalar söyleyecek o kadar çok şey vardı ki, en hararetli taraftar bile bunu anlardı.

Oysa durum Vodafone için böyle değildi. Vodafone bir takıma değil bir fikre yatırım yapmıştı ve her çokuluslu büyük şirketin yaptığı gibi hesaplarını optimistik eğriler üzerine değil gerçek fizibiliteler üzerine sabitlemişti. Bir #evedönüş senaryosu kurgulandı. Aylarca önce Kartal ruhu alevlendirildi. Şampiyonluk milyonlarca taraftarın hücrelerine siyah ve beyaz olarak “profesyonelce" nakşedildi. Özellikle Beşiktaş muhiti neredeyse bir inanç sokağına dönüştürüldü.

Zihinlerdeki "Şampiyonluk gelmezse bu anlaşılabilir bir durum” kabullenişi, son derece simplistik bir hipnozla yer değiştirdi; Çok yakında evlerine döneceklerdi ve sezonun en kritik virajına ülkenin en yeni, en güzel, en modern stadında gireceklerdi. Bunca zorluğa rağmen ligin zirvesinde uçan Kartal, akkıllara durgunluk veren bu muhteşem sarayda mı boyun eğecekti ? Asla. Vodafone Arena, “Home of the champions” olacaktı. Başka bir senaryo kabul edilemezdi.

Bu seneki başarı sadece sportif bir başarı değildir. Tabi ki yönetim, teknik kadro, oyuncular ve emeği geçen herkes elinden geleni yaptı. Ama o son dokunuş Vodafone’dan geldi. İletişim boyutlarının değiştiği an geldi. Taraftar’ın tavizsiz beklentisine geri döndüğü, takıma ve yönetime tam dozunda bir baskıyı kurduğu ve kesintisiz enerjisini takımına aktardığı an geldi.

Profesyonel kulüplerimizin pazarlama anlayışlarına bir bakın. Hangisinde profesyonel bir taraftar psikolojisi yönetimi var ? Ben söyleyeyim; Hiç birinde. Ama bu sene Beşiktaş’ın arkasında Vodafone vardı. O son dokunuş “Başarsak iyi olur” yerine “Başarmaktan başka çare yok” anlayışından hayat buldu. Vodafone bütün maharetlerini bu büyük takımın başladığı işi bitirebilmesi için seferber etti. 

Dolmabahçe’den aşağı inerken karşınıza çıkan 12 metrelik dev bir poster vardı. Siyah Beyaz formasıyla gözlerini Beşiktaşlı yöneticilere dikmiş o simitçi, bu sezon başka hiç bir takımın sahip olmadığı ezici bir avantajı kulübün ayaklarına serdi. "Başladığınız işi bitirin" dedi. 
...Ve Beşiktaş, üzerine düşeni yaptı. 


Yorumlar

Yorum Eklenmemiş...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Twitter
Tag Bulutu
Yazar Cafe
Takvim
<October 2022>
SMTWTFS
2526272829301
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
303112345
Bağlantılar