Alp Bey ile Başkanımız sayesinde tanıştık. Kendisi geçmiş seçimlerde Başkanımıza iletişim danışmanlığı hizmeti verdiği gibi bu seçimde de görev aldı. Geçtiğimiz ay gerçekleşen kongreden yaklaşık 3 ay önce kongre stratejileri ve iletişim planları üzerinde beraber çalıştık. Kulüpte kurumsal iletişimden sorumlu olduğum için kendisini yakından tanıma imkanım oldu.
Bu son şeçim için 10 + 3 kampanyasını geliştirdi ve bunda da çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Zira ülkemizde ne yazık ki yapılan başarılı işler, harcanan çabalar çok çabuk unutulabiliyor. Bu bağlamda, Fenerbahçemizin son 10 yılda nereden nereye geldiğini, bundan sonraki 3 senelik dönemde neler hedeflendiğini kongre üyelerine iletmek çok doğru bir yaklaşımdı.
Alp Bey, çok kolay iletişim kurabilen biri. Temasta olduğu herkesle arası iyi. Düşündüğünü söyleyen, inandığı yolda hareket eden, şeffaflığa inanan aynı zamanda da son derece ketum bir tarzı var. Neyin gizli kalması neyin iletişimi yapılması gerektiğini gayet iyi kavrıyor. Medyayı, medyadaki dengeleri okuyabilme ayrıca medya mensuplarıyla sağlıklı ve kuvvetli ilişki kurabilme kabiliyetine sahip.
Kendisiyle pek çok konuda ortak düşündüğümüzü ve dolayısıyla rahat anlaşabildiğimizi gördük. Kendisine katıldığım konuların başında ise Fenerbahçe markası ve Fenerbahçe markasının yönetimi gelmektedir. Hem kulübün hem de sporcularımızın marka yönetimine büyük önem veriyor. Bu doğrultuda, ileriye dönük olarak Alp Bey ve ekibi ile enteresan çalışmalarımız olacağını düşünüyorum.