Bir facebook projesi üzerinde çalışıyorum. Bu yüzden "log in" olabilmeyi unutmamak için ara sıra saat bile kuruyorum.
...Çünkü bir şeyler yazmak lazım hayatta kalmak için. Birilerine bulaşmak, yorum yapmak, bazen de sataşsınlar diye açık vermek lazım. Ama bütün bunları "script" üzerine yapmak lazım. Öylesine başıboş dolaşmak, hala oynaması zor bir rol.
Geniş bir hedef kitlem var bu sanal alemde. Çok fazla arkadaşım da yok aslında. Ama olanlar öylesine dağılmış ki uçlara, ortalara, sağlara ve sollara, takip etmek hem eğlenceli, hem öğretici.
Bir konu var mesela - şu üniversitedeki yumurta hikayesi (Radikal gazetesinin başlığı ile "Rafadan demokrasi" haberi) ben uyurken arabamı kullanan dostum; almış bir tarafından, paramparça etmiş bürokratları. Derslerime hep geç giren ama hiç gelmemezlik etmeyen bir öğrencim; almış başka bir tarafından, savunmuş sonuna kadar protesto edenleri. Ikon'u Türk bayrağı olan bir akrabam; fena sallamış polislere. Imamı sorarsanız yerle bir etmiş öğrencileri, veryansın etmiş bu küstah saygısızlığa...
Tarafsız bir gözle okudum herkesin yazdıklarını. Hepsini tanırım. Hepsini severim. Öyle olmasa ne işleri var "friends" listemde. Kendi bakış açılarını çok iyi anlatmışlar. Kelimeler güçlü. Tarz etkileyici.
...peki neden tek taraflı ? Dört dostum birden haklı olamaz mı yani ? ille de birini seçmem mi gerek?
...peki neden bu kadar tavizsiz karar verir insan ? neden bu kadar acelecidir ? Buraya nasıl gelindi merak etmez mi hiç ? Haklı ve haksızı etiketlemeden önce bir tur atılmaz mı yakın geçmiş denizinde?
Bilgisizlik olamaz sebebi. Tanırım hepsini. Zeki ve çeviktir her biri.
Öyleyse gerçeğin bir kenarı karanlık mı kalsın istenmiştir bilinç altında ? Yüzleşmemek için. Öğrenmemek için. Kırılgan önyargıları koruyabilmek için.
Gerçeklik pastasının tamamına bir göz atsak, çok mu fazla gelir bize ?
"A few good men" diye bir filmin final sahnesinde, Jack Nicholsan beni gülümseten bir replikle çözülmüştü mahkeme salonunda. Bu yazıyı bitirirken bu meşhur repliği ödünç alayım istedim.
Maybe... just maybe... we can't handle the truth !